Kayıtlar

Akademik Hedef İçin Koçluk Ne Zaman Başlamalı?

Resim
Ülkemizde öğrenciler hedef belirleme konusunu ne yazık ki genellikle sınav yılına bırakıyor. Sınav yılı geldiğinde belirlenen hedefler, çoğu zaman öğrencinin gerçek kapasitesini ya da ilgisini değil, içinde bulunduğu panik hâlini yansıtıyor.  Bu da doğal olarak beraberinde kaygıyı, stres artışını ve özgüven kaybını getiriyor.   İşte bu yüzden, öğrenci koçluğuna sınav yılından çok daha önce başlamak gerekiyor. Peki ne zaman başlanmalı? Benim sahadaki gözlemlerim ve Uluslararası Koçluk Federasyonu (International Coaching Federation - ICF ) verileri birleştiğinde ortaya şu tabloyu net görebiliyorum.  Öğrenci koçluğu için en verimli dönem, 5. ve 6. sınıf aralığıdır. Neden mi? - Bu yaşlarda öğrenme alışkanlıkları yerleşiyor. - Öz disiplin, zaman yönetimi ve hedef belirleme gibi beceriler erken yaşta çok daha etkili kazanılıyor.   - Erken dönemde yapılan yönlendirme, öğrencinin hem kendini tanımasına hem de gerçekçi hedefler belirlemesine olanak sağlıyor. ICF’nin...

Hastane Koşturmacası ve Öğrenci Koçluğu

Resim
Okulların açılması ve mevsim geçişiyle birlikte klasik tablo:  Kalabalıklar, yorgunluk, enfeksiyonlar...  Bizim evde 3 okullu var; doğal olarak burun çekmeler, öksürük sesleri eksik olmuyor.   Bu yüzden kendim de dahil olmak üzere tam kan sayımı için doktora başvurduk. Çünkü bağışıklık sistemi sadece “hastalanınca” değil, henüz hiçbir belirti yokken kontrol edilmesi gereken bir denge.   Bilimsel verilere bakalım:  Verilerine göre, okul çağındaki çocukların %64’ü mevsim geçişlerinde birden fazla enfeksiyon geçiriyor. Erken tarama ve doğru beslenme takviyesi, çocukların okul devamsızlıklarını %30 oranında azaltabiliyor. Bu süreç sadece bizim ev için değil, öğrencilerim için de geçerli.  Onlardan gerekli tahlilleri yaptırmalarını istiyorum. Gerekliyse doktordan bir beslenme uzmanına yönlendirme istemelerini söylüyorum. Peki, bu sağlık takibini neden öğrenci koçluğunun içine dahil ediyorum? Çünkü öğrencinin sadece ders planı değil, beden, zihin ve duy...

Okul Açıldı, Döngü Başladı: Çıkış Mümkün mü?

Resim
2025–2026 Eğitim-Öğretim Yılına Başladık! Yeni eğitim-öğretim yılının ilk haftasını geride bıraktık. Öğrenciler, yaz tatilinin getirdiği enerji ve tazelenmiş motivasyonla şimdiden bir dizi karar aldı bile:  - Bu yıl daha düzenli çalışacağım,  - ödevleri zamanında yapacağım,  - kitap okuyacağım… Aileler ve öğretmenler de bu sürecin en başında öğrencilerine destek olma konusunda oldukça istekli ve hevesli. Peki neden ''şimdilik'' ?.. Çünkü bu motivasyonun ortalama ömrü 3 ila 5 hafta.   Yapılan araştırmalara göre öğrencilerin yaklaşık %62’si, eğitim öğretim yılının ilk 1 ayında belirlediği hedefleri terk ediyor. Öğrencilerdeki “başlangıç enerjisi” ilk sınavlar sonrasında yerini yorgunluk, karışıklık ve belirsizliğe bırakıyor. Aynı durum veliler ve öğretmenler için de geçerli. Velilerin %48’i, çocuklarına akademik destek verirken duygusal yıpranma yaşadığını belirtiyor .  Öğretmenlerin %55’i, öğrenci ve veli kaynaklı motivasyon kaybı yaşadığını ifade ediyor....

SMART Hedefler -Netlik Ararken Esnekliği Kaybediyor Muyuz?-

Resim
SMART Hedef Nedir? SMART, hedef belirlemede sık kullanılan bir kısaltmadır. Her harfi hedefinizi net ve ulaşılabilir kılmak için önemli bir ölçütü temsil eder:   - S pecific ( Spesifik )   - M easurable ( Ölçülebilir )   - A ttainable ( Ulaşılabilir )   - R elevant ( İlgili )   - T ime-bound ( Zamanlı ) Bu kriterler, hedeflerinizi daha somut hale getirip, neyi, nasıl ve ne zaman başaracağınızı açıkça ortaya koymanıza yarar. Neden SMART hedef tekniği popülerler arasında? SMART hedefler; planlama, motivasyon ve başarı takibi konusunda kolaylık sağlar. Öğrenciler ve koçlar arasında çok sevilen bir yöntemdir çünkü hedeflerinizi netleştirir ve yol haritası sunar. Ama Her Öğrenci İçin Uygun mudur? Hayır...   Çünkü SMART hedefler, özellikle şu durumlarda etkisiz kalabilir:   - Hedef belirlemeyi tam olarak öğrenmemiş ya da kendi ihtiyaçlarını net ifade edemeyen öğrencilerde (Kendi ihtiyaçlarını tam anlamıyla keşfetmemiş)...

Popüler Planlama Teknikleri ve Sen...

Resim
Planlama teknikleri, hedef koyma yöntemleri son yıllarda çok popüler. Pomodoro, zaman bloklama , SMART hedefler derken birçok araç ve yöntemle karşılaşıyoruz. Ancak tüm bu teknikler, sağlam bir “ben” anlayışı ve alışkanlıklar olmadan verimli olmaz. Peki öğrenci ilk nereden başlamalı?  Sınav kaygısı, yoğun program ve dikkatin dağılması arasında kaybolmadan nasıl doğru adımlarla ilerlemeli? Cevap basit ama doğru sıralı yöntemlerle:  -Öğrenci önce kendini tanımalıdır -Öğrenci neden çalıştığını bilmelidir -Öğrenci küçük ama düzenli alışkanlıklar oluşturmalıdır  -Dikkatini yönetmeyi öğrenmelidir Kendini Tanımak Her öğrenci farklıdır. Öğrenme tarzı, ilgi alanları, güçlü ve zayıf yönleri değişir. Bu yüzden önce kendini keşfetmek ilk sırada yer alır. Kendini bilmeden, hangi yöntemi uygularsan uygula, fayda göremezsin. Öğrenme tarzını belirle Görsel, işitsel veya dokunarak mı öğreniyorsun?  Hangi yöntemlerle dersleri daha iyi anlıyorsun?   Verimli zamanlarını gözlem...

Zamanı Değil, Öğrenciyi Blokla!

Resim
Görseldeki tablo zaman bloklama tekniğine bir örnek... Genelde öğrencilerin kullanmaya çalıştığı ama birçoğunun  başarılı ol(a)madığı bir teknik bu.   Aslında sadece öğrenciler değil; aileler, öğretmenler ve rehberlik birimleri de sıkça bu tekniğe başvuruyor ama pek az öğrencide gerçekten işe yarıyor. Sorun teknikte değil.   Sorun, sınav senesine kadar sınava hazırlığı ertelemiş bir öğrenciye birden bu tarz bir "zaman bloklama" tablosu verilmesinde...   Ve hemen ardından da bu tabloya ne kadar uyduğunun düzenli olarak sorgulanmasında. Açık söyleyeyim:   Eğer size özel bir düzen kurulmadan, doğrudan hazır bir çizelge veriliyorsa, o kurum ya da kişiye temkinli yaklaşmanızı öneririm. Çünkü öğrencide;   - Belli bir çalışma rutini oluşmamışsa   - Akademik ve sosyal yaşam ayrımı net değilse   - Dikkat ve odak problemi varsa   bu tablo, en geç ikinci gün öğrencinin kendine olan inancını sorgulatır. “Ben zaten...

Odaklanamıyorum, Çünkü Her Şeyi Görüyorum

Resim
''Zaman zaman harika hiper odaklanmalar yaşarım. Üretkenliğin tavan yaptığı bu dönemde, alakasız görünen  mevzuları birbirine nasıl bağladığıma sonradan kendim bile şaşırırım. Tüm bu üretkenliği sakin bir demlenme dönemi izler. Uzayda rastgele savrulan parçaların kendiliğinden birbirinin çekimine girip tamamlanması gibi; parmak uçlarında süzüle süzüle dans eden bir dansçı gibi hayat; sanatla, edebiyatla, her türlü ilimle tamamlanır.  Kafamın içindeki resim onlarca kusurlu parçayla kusursuzluğa kavuşur ki; zaman zaman bu absürt komedi gibi görünür. İç görümdeki sahneler tebessümle ve zaman zaman çılgın fikirlerle harmanlanır...  Bu bir arkadaş sohbeti olsa neye güldüğünüzü bile zekanızla orantılarım. Sonra ya hayatımda olmaya devam edersiniz ya da bir siluetten ibaret olursunuz; bir selam verilip geçilen... Zihinlerinin çalışmasına zamanın hızı yetersiz kalanlar anlar halimi. Birden ruhunuz yükselir ve baktığınız tüm manzara yavaşlar... Harfler henüz ses olmaya niyetlenmiş...

Neden Artık Ücretsiz Ön Görüşme Yapmıyorum?

Resim
Merhaba, bu gün hem koçlukta hem de tercih danışmanlığında yaptığım ön(keşif/kimya) görüşmelerdeki güncellemeler den bahsedeceğim. Koçluk ve Tercih Danışmanlığı  süreci, yalnızca bilgi alışverişi değil; karşılıklı sorumluluk, zaman ve enerji paylaşımıdır. Bu süreçte ilk temas olan ön görüşmeler, hem tercih danışmanlığı hem de koçluk görüşmeleri açısından değerlidir. Ön görüşmeler sayesinde sürecin ihtiyaçlara uygunluğu, karşılıklı beklentiler ve çalışma uyumu belirlenebilir. Uzun süredir ön görüşmeleri gönüllülük esasına göre, ücretsiz olarak yürüttüm. Ancak hiç olmadığı kadar bu tercih döneminde randevu oluşturan kişilerin büyük bir kısmının görüşmeye gelmemesi, iptal etmeden bekletmesi ya da iletişimi kesmesi gibi durumlar arttı.  (Özellikle mini bir eleştiri getirmek istiyorum. Öğretmenlerin mentörlük ve koçluk talepleri için oluşturduğu ön görüşme randevularına sadık kalmaması bana daha vahim geliyor. Ebeveynlerin ve öğretmenlerin bu durumu sergilediği bir toplumda ben öğ...

Benim Koçluğum (5) - Başarının Sessiz Ortakları / Ebeveynler

Resim
Bugün  Benim Koçluğum serisinde koçluk sürecinde veli iş birliğini ele alacağım. Bunu da odak ve hafıza çalışmaları üzerinden örneklerle anlatmak istiyorum. İlkokul çağından itibaren öğrenciler koçluk desteği alabilir. Özellikle odak problemi, dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite gibi durumlar varsa, koç-psikolojik danışman-aile üçgeninde sağlıklı bir işbirliği kaçınılmazdır.  Benim uyguladığım yöntemde her şey göz egzersizleriyle başlıyor. Ardından okuma-anlama/hızlı okuma ve hafıza geliştirme çalışmaları geliyor. Ama bunlar, öğrencinin karakter analizi ve öğrenme stilinin keşfinden sonra şekilleniyor. Çünkü her çocuk farklı bir yol haritasına ihtiyaç duyar. Bu yol haritasında sadece çalışılacak konular yok. Aynı zamanda öğrenci için en uygun ortamlar da belirleniyor. Hangi dersleri evde, hangilerini kütüphanede, hatta misafirlikteyken nasıl verimli çalışabilir? Ne tür kokularla, hangi tür müziklerle daha iyi odaklanır? Tüm bu detayları birlikte planlıyoruz.  Veliler ...

OKUMA HIZI

Resim
Hızlı okuma; çeşitli göz egzersizleri vasıtasıyla göz algılama kapasitesini ve esler (duraklamalar) sırasında gözün okuma alanını geliştirme esasına dayanıyor. Hızlı okuma eğitimlerinin amacı ise okuma-anlama hızını üç kata kadar çıkarmak.  Hızlı Okuma İhtiyacı Nasıl Ortaya Çıkmıştır? İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman Hava Kuvvetleri İngiltere'yi bombalıyordu. İn8giliz askerlerinin gözü ise gece gündüz gökyüzündeki Alman uçaklarında olurdu. Gördükleri uçaklar dost mu yoksa düşman mı ona göre de halka sığınaklara girmeleri için haber veriyordu. Uçakların üzerindeki simgeleri her zaman doğru olarak ayırt edemiyorlardı. Doğal olarak ayırt edilemeyen düşman uçakları sivil halkı da bombalıyordu. Ohio Üniversitesinde Dr. Renshaw'ın geliştirdiği ' takistoskop ' aletiyle subaylar eğitildi.  Bu cihaz göz algılama hızını geliştiriyor ve merceği, saniyenin 25'te, 50'de, 100'de biri hızda resimler ve şekiller gösteriyordu. İlk başta bir şey anlamayan subaylar,...

Benim Koçluğum (4) -Odaklanma Yetenek Mi yoksa Beceri Mi?-

Resim
Zihin egzersizi deyince kulağa biraz karmaşık geliyor olabilir ama aslında çok tanıdık bir şey bu. Nasıl ki düzenli olarak spor yaptığımızda kaslarımız güçleniyorsa, zihin de aynı şekilde egzersizle gelişiyor. Ama bu egzersizin en önemli farkı şu: Bilinçli olmak gerekiyor. Düşünsene, diyete başlıyoruz, spora gidiyoruz, bir şeyleri değiştirmek istiyoruz ama hepsi bir bilinç haliyle oluyor. Zihin kısmında ise işler biraz daha farklı. Çünkü o kadar çok düşünce gelip geçiyor ki... Birçoğunun farkında bile değiliz. Sonra dönüp kendimize “Niye böyle yaptım, neden böyle söyledim?” diye sorup duruyoruz. Özellikle şu son yıllarda herkesin kafası çok dolu. Dikkatini toparlayamayan, aklı bir anda başka yere kayan çocuklar, gençler, hatta biz yetişkinler... Teknolojinin içindeyiz, sürekli uyarılıyoruz ve bu da odaklanmayı giderek zorlaştırıyor. Araştırmalar da zaten bunu söylüyor; beynimiz günde binlerce düşünceyle uğraşıyor ve biz hangisini seçeceğimizi bilmiyoruz. İşte bu yüzden zihin egzersizle...

Benim Koçluğum (3)- Öğrenme Stilini Kesfet -

Resim
Benim Koçluğum'da Bugün: Öğrenme Stilini Keşfetmek Neden Önemlidir?. Görsel mi, işitsel mi, dokunsal mı? Bu sorularla karşımıza çıkan öğrenme stili testleri, çoğu zaman öğrencileri yalnızca bir kategoriye sıkıştırır. Oysa benim koçluk yaklaşımımda bu testlerin amacı sadece bir sınıflama yapmak değil, öğrencinin kendini daha iyi tanımasına aracılık etmektir. Benzer bir sınıflandırma da sınav kategorilerinde yapılıyor. Eğitim sistemimiz öğrencileri yıllardır sayısalcı, sözelci, eşit ağırlıkçı gibi kalıplara sokarak yönlendirmeye çalıştı. Ama ben buna katılmıyorum. Çünkü beynin işleyişine dair yapılan nörobilimsel çalışmalar, bu ayrımların düşündüğümüz kadar keskin olmadığını gösteriyor. Örneğin Harvard Üniversitesi’nden Dr. Howard Gardner’ın  geliştirdiği Çoklu Zekâ Kuramı  zekânın tek bir alana indirgenemeyeceğini, bireylerin birden fazla alanda potansiyel taşıdığını savunur. Ayrıca beynin Broca ve Wernicke alanları  (dil işlem merkezi) ile matematiksel işlem merkezlerinin...

Benim Koçluğum (2) - Karakterini Bil, Hedefine Ulaş! -

Resim
Hadi, bu gün yalnızca seni konuşalım!  Bir öğrenci, bir veli, bir öğretmen, bir evlat, bir eş... Tüm rol ve sıfatlarından ayrılmış ve arındırılmış olarak ' ben kimim?'  sorusunu kendine sorma vakti geldi. Benim koçluğumda kim olarak gelirsen gel, neyi neticelendirmek istersen iste önce 'saf seni' konuşuruz. Biliyorum, yalnızca seni konuşmak ve yalnızca seni anlamak hedefine ulaşmak için yetmez. Bu yüzden birlikte yaşadığın ve yaşam alanını paylaştığın kişileri de konuşmak gerekir. Onlar seni, sen de onları anlamalısın. Bu yüzden özellikle öğrencilerle çalışırken tüm aile fertlerine de kişilik analizi yapmayı teklif ederim. ilk oturumumuz da grup koçluğu olarak başlamış olur. Bir koç olarak seni ailenle, aileni senle yeniden ve hiç bilinmedik, hiç farketmediğiniz yönlerinizle tanıştırırım.  Çünkü; hayatta her adımımız kişilik yapımızla alakalıdır. Hangi meslekte mutlu oluruz, nasıl bir ortamda daha verimli çalışırız hatta hangi öğrenme yöntemi bize daha uygundur... Hepsi...

Benim Koçluğum (1)

Resim
Bu hafta sizlerle biraz dertleşmek istiyorum.  Bahar dönemi itibariyle çeşitli eğitim kurumlarıyla iletişime geçtim. Linkedin 'de meşhur online eğitim platformlarının "Eğitim Koçu" aradıklarına dair ilanlara başvurmak istedim ama olmadı!  Çünkü başvuru şartlarında yalnızca PDR mezunu arıyorlardı... Ve bu PDR mezunundan koçluk eğitimine dair hiç bi belge de talep edilmiyordu.  Ne var bunda?, diyebilirsiniz ama sorun tam da bu... Sadece online eğitim platformları değil, özel okullar, dersaneler, okul ve kursların pek çoğu rehberlik hizmetlerini koçluk" olarak lanse ediyorlar.  Yani PDR mezunları eğer koçluk belgeleri yoksa koçluk yapamaz!.. Psikoloji alan meslekleri yine koçluk belgeleri yoksa "KOÇLUK YAPAMAZ"... Çünkü; koçluk bilgisine sahip değillerdir.  Peki bu kurumlar koçluk adı altında ne hizmeti veriyor?, diye sormanızda kaçınılmazdır. Rehberlik ve eğitim danışmanlığı veriyorlar (ki bu iki meslekte yine bir birinden farklıdır). Bu hizmetlerin yanında ö...

Merhaba, ben Zehra...

Resim
"Merhaba, ben Zehra.   “Eğitimde Bir Koçun İmzası” bloğuma hoş geldin! Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum, üç çocuk annesi, öğrenmeyi ve öğretmeyi hayatının merkezine almış bir eğitim gönüllüsüyüm. 12 yılı aşkın süredir sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak hanımlara ve öğrencilere yönelik çeşitli çalışmalar yürüttüm. Bu süreçte sadece eğitim değil, hayatın her alanına dokunan, samimi, çözüm odaklı ve ilham verici bir yolculuğun içindeydim. Anaokulundan üniversiteye kadar pek çok yaş grubuyla birebir temas kurdum. Gençlerle bir arada olmak, onları anlamak ve yolculuklarında eşlik etmek beni hep heyecanlandırdı. Düşünmeyi seven, çözüm odaklı yapım sayesinde çevremdeki insanlar tarafından fikirlerine ve yönlendirmelerine güvenilen biri oldum. Bu bağ da zamanla bir sorumluluğa dönüştü. Online dergi okulu projemi gerçekleştirirken tüm dünya ile birlikte kendimi bir pandeminin içinde buldum. Pandemiyle birlikte sivil toplumda, sahadaki çalışmaların yavaşlaması, beni zaten her a...